Haberler

Bizden Koparılanlar

Katledilen Kürt işadamları anıldı

6.6.2013

Katledilen Kürt işadamları anıldı

Kürt işverenler Savaş Buldan, Hacı Karay ve Adnan Yıldırım, katledilişlerinin yıldönümünde mezarları başında anıldı.
03 Haziran 2013 Pazartesi 17:37

İSTANBUL - İstanbul'da 1994 yılında polisler tarafından gözaltına alındıktan bir süre sonra Sakarya ve Bolu'da ölü olarak bulunan Kürt işverenler Savaş Buldan, Hacı Karay ve Adnan Yıldırım katledilişlerinin 19'uncu yıldönümünde Avcılar Mezarlığı'ndaki mezarları başında anıldı. Anmaya, BDP milletvekilleri Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder, Hüsamettin Zenderlioğlu ve Hasip Kaplan'ın yanı sıra Doğan ve Karay aileleri, BDP İstanbul İl Eş Başkanı Asiye Kolçak, BDP İstanbul il, ilçe örgütleri yöneticileri, BDP PM ve MYK üyeleri, YAKAYDER yöneticileri ve yakınlarını "faili meçhul" cinayetlerde kaybeden aileler katıldı. Mezarlık başında okunan duaların ardından saygı duruşundan bulunuldu ve "Şehîd namirin" sloganı atıldı. Anmada ilk söz alan BDP İstanbul İl Eş Başkanı Asiye Kolçak, "Onlar bu halkın özgürlüğüne inandıkları için katledildiler; ama onlar boşuna katledilmedi. Biz onların mücadelesini ölümüne bile olsa devam edeceğiz" dedi. 

1.20130603173721.jpg

Önder: Onlar vurdular Kürt halkı çoğaldı
Konuşmasına Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay'ın ailelerine şükranlarını sunarak başlayan Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, "Bugün Kürt halkı, bütün kurumlarıyla yan yana, omuz omuza durarak, genç yaşta toprağın koynuna girerek, zindanlara tıkılarak ve çürütülerek; ama bundan yılmayarak, bugünlere geldi. Onlar vurdular Kürt halkı çoğaldı. Onlar vurdurdular, inat temelinde bir mücadeleyi yükselttiler. Bu inat ve kararlılıkla, imha, inkar ve asimilasyona uğrayan halk, onuruyla hayatın bütün alanında eşitlik, kendi ulusal, demokratik hakları kimliği bilinciyle, kendi hakkını kendi elleriyle, kendi evlatlarının canı pahasına meydanlardadır. Bu mücadeleyi borçlu olduğumuz binlerce evladımız var; ama en çok bu uğurda toprağın altına girenlere borçluyuz. Anıları önünde saygıyla eğiliyorum. Bir gün ülkeye gerçek bir özgürlük geldiğinde üç yoldaşımızın bunu hissedeceğini diliyorum. O güne olan inancımla hepinizi saygıyla selamlıyorum" diye konuştu. 

2.20130603173813.jpg

Buldan: 20 yıldır sürekli adalet istedik

Konuşmasına anma törenine katılanlara teşekkür ederek başlayan Pervin Buldan ise, "Bugün duygu yüklüyüz. Katledilen üç yoldaşımızın 19'uncu yılı bitti, 20'nci yılına girdi. Hani derler ya, ateş düştüğü yeri yakar. 3 Haziran 1994'te ateş bizim de ocağımıza düştü. Yıllar akıp gitse de babasının katledildiği yıl dünyaya gelen Zelal büyüse de o acılar hiç bir zaman unutulmuyor. Savaş, Adnan ve Hacı gibilerinin binlercesinin acısı yüreğimizde ve beynimizde yaşıyor" dedi. Her yıl anma etkinliğinde Buldan, Yıldırım ve Karay'ın kaçırılış ve katlediliş öyküsünü anlattıklarını, bu öyküyü bir kez daha hatırlamakta fayda olduğunu belirten Buldan, şunları ifade etti: "3 Haziran'da bu üç güzel insan, Çınar Oteli'nde polis tarafından gözaltına alınarak, Bolu'nun Yığılca ilçesinde işkence yapılarak katledildiler. Üzerlerinde sigaralar söndürüldü, naylonlar yakıldı ve işkenceler yapıldı. Beyinlerine ve vücutlarına kurşunlar sıkıldı. Ama bugün bizim mücadelemiz ve adalet çağrımız hiç bir zaman tükenmedi. 20 yıldır sürekli adaleti istedik. Hukuk mücadelesi yürüttük; ama ne yazık ki, Türkiye bir hukuk devleti olmadığı gibi yaşadığımız acılar ve kaybettiğimiz insanlar yanımızda kaldı. Bu mücadele 20 yıl daha geçse devam edecek. Çünkü sadece Hacı, Adnan ve Savaş değil, binlerce insanımızı ve yoldaşımızı kaybettik, özgürlük ve eşitlik mücadelesi uğruna." 
'Keşke 20 yıl önce de…'
Gezi Parkı'nda ağaçların kesilmemesi için 7 gündür toplumsal bir refleks ve duyarlığının olduğuna dikkat çeken Buldan, "Keşke 20 yıl önce insanlarımızı kaybettiğimiz vakit de bu duyarlılık ve toplumsal refleks gösterilseydi. Keşke Sırrı Süreyya Önder'i o zaman tanısaydık. Belki bugün bu kadar insan hayatını kaybetmemiş olacaktı. O yüzden bugün gösterilen bu toplumsal refleksin önemli olduğunu ve barış sürecinde böyle bir duyarlığın önemli olduğunu düşünüyorum. Sadece ağaçlar için değil, insanlar için de biraraya gelerek, duyarlılık gösterilmeli ve tepki verilmelidir" dedi. Türkiye'de barış sürecine girildiğini ve süreçte beklentilerinin olduğunu dile getiren Buldan, şunları ifade etti: "Geçmişte yaşanan faili meçhullerin, yargısız infazların ortaya çıkması ve sorumluların yargılanması gerekir. Yoksa barış çok çabuk gelmeyecektir, bu coğrafyaya. Bizler yaşadığımız acıları, kaybettiğimiz insanları unutmadık ve mücadelesini verdik diyoruz; ama aynı zamanda bu acıları bize yaşatanları ve cinayetleri işleyenlerin de yargı önüne çıkıp hesap vermeleri gibi bir beklentimiz de var. Bu süreçte bir adım atılacaksa işte buradan başlanabilir diyoruz. Ve devlete çağrı yapıyoruz; faili meçhuller açığa çıkarılmalıdır. Binlerce insanımız katledenler hesap vermelidir." 

Adnan Yıldırım'ın ailesi adına konuşan Doğan Yıldırım ise, "3 yoldaşımız binlerce Kürt gibi faili meçhul kayıtlarına geçti. Kürtleri kişiliksizleştirmek istediler; ancak bunda başarılı olamadılar" dedi. Kayıp yakını olarak PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından yaratılan barış sürecini desteklediklerini belirten Yıldırım, "Ancak barış fail meçhul cinayetlerin ortaya çıkarılmasıyla başlayabilir" diye konuştu. 
YAKAYDER

Başkanı Velat Demir ise, "Devlet politikası, zaman aşımı ve cezasızlık kültürüyle katledenler cezalandırılmamıştır. Toplumsal barış ve adaletin sağlanması için faili meçhullerle yüzleşilmesi gerekir" dedi. 

Konuşmalarının ardından anma etkinliği sona erdi. DİHA